28 Ocak 2010 Perşembe

BERİVAN ZAMANI



 



Beyaza düşen kırmızı

çiçekler tarihine gül kıyımı diye yazılsın

Her iklimde yanarım

Kar ve kan tufanı bu yerde...

Süzülür sol yanımda isyan

açılır yaprak yaprak

tütünü Şemdinli’nin

ben seni kaçak sevmişim

gizli sararım sabrıma...

Zap Çayı’nda acılarım demlenir

haberler gelir kanlı

dökülür beyaza en kırmızı…

Öfkem göklere ulaşır

Berivan zamanı...
 

ÖMER CİVANO ÇAKMAKÇI

(Yaralı Coğrafyam/Kerem Yayınları-1989)

16 Aralık 2009 Çarşamba

ÇAPRAZ HÜZÜNLER İÇERİM


Alıp başımı gitsem dağlara
döksem tanyerine ağrılarımı inceden ince
tel tel bağırsam
gümbür gümbür dinlesem seni
/ sen beni dinlemiyorsun...

Çapraz ateşlerin yalımlarında
çapraz hüzünler içerim
dinmiyor bu acı
dindiremez yabanelin ilacı
dağ vurgunu yemiş
en güzel yanım
beni şair eden yanım
/ ırmak olmuş akıyor kanım

ufku çalınmış maviye benzer
mavisi tutuklu denize
susturulmuş artık renklerin senfonisi
silinmiş haz veren cümle sesler
düşürülmüş kalesi
acem kürdi faslının
/ hey güzel canım
/ incinmiş yanım

hesabını kim tutar bu yazgının
gül kıyımı vurumunda dizeler
/ ne herrani
/ ne şirvani
kırılmış dizler
bükülmüş beller...

Hep istedim yanyana
solusun iki yanım
iki omuz başında yeşersin güller
hey heval can yoldaşım
neylersin tutuklu sözler
beni dinlemiyorsun
alıp başımı dağlara mı gitsem
moru tüketilmiş dağlara
çimeni kan bağır olmuş doruklara

incinmiş, kırılmışım / ederim sitem
gönül koyarım
şafaklara çığ düşüren rüzgarlara...

Şu an dilime kürdi bir hoyrat takılıyor
tel tel sarıyor sensizlik
rumeli türkülerinde
ve doğudan hüzün esiyor
çapraz düşüyor yüreğime sancısı
yüzün çekiliyor gel-gitlerinde yangının
/ yine tan ağarıyor
/ ağrıyor her yanım...



ÖMER CİVANO ÇAKMAKÇI
(Şiirimin Dili/Yorum Yayınları 1994)

11 Eylül 2009 Cuma

ÖLÜMÜN SON DURAĞI

Resim: Ayla ÇITAK


Ölümün son durağı bu zindan
yaşam seninle sürüp gidecek Selvi’ can
surlarına umut ektim Diyarbekir’in
biraz gökyüzü, biraz nehir
bu çiçek seninle büyüyecek.

Onurlu bir kavganın eriyim kızım
kıyımlar tarihine bir yaprak
bu çağın kanayan yarası
zulümun yolu-yöntemi her yerde aynıdır
burada en katmerlisi

aha ölüm bir soluk ötemde duruyor
ölümden korkan kim?
Hele gelsin görelim…

Sakın ağlamayasın Selvi’ can
işkenceciye bu zevki verme sakın
düşürme umudu yangın yerine
yazmalısın şiirini direnişin…

Bu bir ölüm orucu Selvi’ can
yasak bir şarkının başkaldırışı
insanlık onurunun haykırışı zindancıya…

dimdik duruyoruz/ günlerdir aç
şiirim yarım kalmasın sakın
yazmalısın/yazmalısın Selvi’ can
geceler örtmesin bu insanlık ayıbını…

Yanımda en can kardeşim/ öldü!
Yüzümde Diyarbekir nişanı
alnında o kara yazgı
elleri ellerime kenetli Heval’ım
zorla koparıp aldılar seni
yüreğin avuçlarımda sımsıcak kaldı
ölüm utandı
zulüm utanmadı bu kıyımdan…

Ölüm ne kadar yakınsın
haykırsam yorumlar mısın Diyarbekir’i?
Gürül gürül akan yaşamı
Dicle boylarında
ya da doruğunda Süphan’ın
biten elvan elvan çiçekleri
kelebekleri, kuşları ve insanlarıyla
yadsıyabilir misin güzel yurdumu ?

Beni adımla çağırmalısın ölüm
kimliğimle kuşatmalısın
canımı alabilirsin bildiğince
ben bildiğim dilden sürdürüyorum direnişimi…

Ölüm içime girdi Selvi’ can
“Uğrunda ölünür” dedikleri bu işte
kollarım, bacaklarım tutmuyor artık
gözlerim devraldı nöbeti
gözlerim görüyor/konuşuyor/dinliyor
gözlerimle ısıtıyorum direnen kardeşlerimi
gözlerimle tükürüyorum yüzüne kırımcının
gözlerimle yorumluyorum tarihi
ve gözlerim söylüyor kurtuluş türkülerini…


ÖMER CİVANO ÇAKMAKÇI
( Yaralı Coğrafyam / Kerem Yayınları 1989 )