16 Mart 2010 Salı

YANAR HALEPÇE HALEPÇE

HALEPÇE SOYKIRIMI - Fotoğraf : Ramazan ÖZTÜRK

Gülşenim bir damla kandır atlaslarda
Halepçe bir sızı bile değil
o çağdaş (!)
o uygar ve demokrat zihinlerde
gündeminde yokum insanlığın
gündeminde olamadım hiçbir zaman
hey insanlık insanlık…

O nedenle ey Şerko
sana yanarım derdimi
dilli kavalıma kulak ver
dillerim lal şimdi
elim kolum prangalı
gözlerim kavrulmuş yanmış
bak yine çığ düşmüş hasretime
onyedi dağın güneşi
çığlık çığlığa çağırır seni…

Bu halk döğüşü bilir Şerko’can
sevmeyi bildiği kadar
arkadan vurmayı asla
kalleşliğin ve soykırımın kimyası bu
Halepçe’de beş bin can
artık et, kemik ve kan değil
biraz hardal gazı
biraz tabun ve karbon…

Gündeminde yokum uygar dünyanın
oysa şu an
İnsan Hakları üzerine bir yeşillik doğruyor Avrupa
ince kıyılmış, parfüm kokulu
ve sülfür hardal yağıyor kıbleden
tarihinin kimyasında yanıyor yaralı coğrafyam
gen’ine kodluyorlar tutsaklığını
Musa, İsa, Muhammed ehli
ve çağdaş mehdileri insanlığın
şerefe kan içiyorlar doruklarda…

Kime havar Şerko’can
ah kime havar?
Yüreğim redox denklemi
yanar Halepçe Halepçe…



ÖMER CİVANO ÇAKMAKÇI

( Yaralı Coğrafyam / Kerem Yayınları 1989 )

21 Şubat 2010 Pazar

BİR AK BULUTUM ŞİMDİ

Fotoğraf: Dr. Mehmet GEMİCİ


Bir ak bulut olsam Erek Dağı’nda
İnsem ovama erken
Süsem-sümbüle versem kanımı
Süzülsem kekik kokan yamaçlardan
Kınalı ellerden
Esmer tenlerden

Botan’ da bir damla
Van Gölü’ nde nem olsam
Bilirim bu rüzgarlar
Sevdama esmektedir
Erek Dağı’nda güneş
Yedi kez doğup
Yedi kez batarken
Benim kahrımla yanıp sönmektedir
Ne yaman şivandır yüreğimde
Bilen bilir
Duyan duyar…

Ve bu rüzgar
Ve bu güneş
Alır Van Gölü’nden beni
Cilo, Suphan, Ağrı’ya
Bir ak bulutum şimdi
Nemrut’a sağarım hasretimi
Ben asla tükenmedim
Gülyarim dayanır mı bilmem ki?

Ey İbrahimler tuzağı Nemrut!
Ey Engidu’ya nar Gılgamış!
Çıkıp gelin bir seher anı
Gelin görün hallerimi
Devrana sorun gülşenimi…

Bir ak bulutum şimdi
Fırat’a, Dicle’ye, Aras’a
Kızılırmak’a yanmaktır meylim
Çağ, sevgi çağı değildir artık
Kan-barut zamanıdır
Ben sevda yüklüyüm…


Bir ak bulutum yamaçlarda
İnemem ovama neden?
Bak Harran paramparça
Malabadi kan ağlamada
Palandöken’de bir nevruz
Kahrımı duymadadır,
Sıkışıp kalmışım
Dört yandan
Beş kıtadan
Ne yaman sevdadır
Bu nasıl devran…

Ey tarihi yapan eller!
Söyle Urartu-Asur aşkına
Ey Hammurabi!
Katmer beyaz güllerin
Vebali kimlerindir
Nerde tanrıya uzanan bahçelerin?

Bir ak bulutum şimdi
Nuhların ülkesinde
De ki Ağrı, de ki Cudi
Dört yanım yaralıdır benim…

Böyle mi olmalıydı?
Diyarbekir burçları
Fırat’ın yazgısı
Harran’ın bağrı?
Bin bir nazla büyüttüğüm ağaç
Meyven zehirli mi olmalıydı?
Zaman, kavga zamanı yine
Ben sevda yüklüyüm
Bir ak bulutum mavilerde



ÖMER CİVANO ÇAKMAKÇI

( Kanımda İki Su / Yorum Yayınları 1987 )

28 Ocak 2010 Perşembe

BERİVAN ZAMANI



 



Beyaza düşen kırmızı

çiçekler tarihine gül kıyımı diye yazılsın

Her iklimde yanarım

Kar ve kan tufanı bu yerde...

Süzülür sol yanımda isyan

açılır yaprak yaprak

tütünü Şemdinli’nin

ben seni kaçak sevmişim

gizli sararım sabrıma...

Zap Çayı’nda acılarım demlenir

haberler gelir kanlı

dökülür beyaza en kırmızı…

Öfkem göklere ulaşır

Berivan zamanı...
 

ÖMER CİVANO ÇAKMAKÇI

(Yaralı Coğrafyam/Kerem Yayınları-1989)